830 Milyon Sterlin ve Bir İtiraz: Premier Lig'in Krizi Sahadan Büyük
Manchester City mahkûm edildi, Maresca güldü, Iraola 'belirsizlik' dedi. Ama asıl soru şu: Bu kriz bir kulübü mi, yoksa ligin tamamını mı sarsıyor?


Enzo Maresca basın toplantısının sonunda gülümsüyordu. On beş dakika boyunca aynı cümleyi farklı kelimelerle söyledi: 'Sahiplere güveniyorum. İtirazı kazanacağız. Bekleyin.' Hiçbir şey sızmadı. Kamera çevrildi, o hâlâ sakin görünüyordu. Ama skor değişti, ikinci cümleye geliyor: Bağımsız komisyon, Manchester City'yi 2009/10 ile 2017/18 sezonları arasındaki finansal ihlallerin tamamından suçlu buldu. Ticari sözleşmeleri 'sahte' olarak nitelendirdi; bu düzeneğin kulübün gelirlerini 830 milyon sterlin yapay biçimde şişirdiğini tespit etti.
Maresca'nın özenle ölçülmüş sözlerinin ardında bir gerçek var: Bu dava artık yalnızca City'nin davası değil. Liverpool teknik direktörü Andoni Iraola bunu pazar maçı öncesi en yalın şekilde dile getirdi. 'En kötü şey belirsizlik,' dedi. 'Kimse ne olacağını bilmiyor.' Iraola Haziran'da Anfield'e geldi, ligin zirvesinde oturuyor ve kaderin garip cilvesiyle, pazar günü o belirsizliğin tam merkezindeki rakibe ev sahipliği yapacak.
Michael Carrick ise konuya farklı bir yerden bakıyor; hem daha yakın, hem daha acı. 2012'de Sunderland'daki sahada öğrendi City'nin şampiyon olduğunu. Sonra 2018'de, sonra 2020-21'de yine geride kaldı. Şimdi bağımsız komisyon o başlıkları yeniden masaya koydu. Carrick retroaktif bir madalya istemedi, çünkü isteyemez. 'Kazanmanın güzelliği biraz o yolculukta,' dedi. 'Finale ulaşıyorsun. O an geçip gitti mi, hiçbir yöne geri döndüremezsin.' Spordan daha doğru bir cümle duymak zor.
Şimdi ligin yapısal sorusuna geliyoruz: Bir kulübün 830 milyon sterlin değerinde geliri yapay olarak şişirdiği iddia edildiğinde ve o kulüp bunu sekiz sezon boyunca yaptığında, sonunda bir itiraz süreci başlattığında — ligin geri kalanı bu belirsizlikle ne yapacak? Cezanın ne olacağı hâlâ netleşmedi. Puan silme konuşuluyor, küme düşme konuşuluyor, ama komisyon henüz orada değil. Ve bu arada City pazar günü Anfield'de oynuyor.
Maresca katıldığı için pişman mı? 'Kulübü yıllar önce tanıdım. Dürüst davrandıklarını biliyorum.' Kibar, kapalı, taşınamaz. Ama bir baş antrenörün sahip olmadığı şey şu: Bu davanın nereye vardığını kontrol etme gücü. Sahada kazanmak — ve City ligin mükemmel başlangıcıyla zirvede — mahkeme salonunda hiçbir şeyi değiştirmiyor.
Burada futbol ve hukuk yan yana duruyor, biri diğerini bekliyor. İtiraz süreci uzadıkça Iraola'nın dediği belirsizlik de uzuyor. Premier Lig dünyanın en zengin ligi olabilir; ama şu an en özgüvenli ligi değil.