NoorSadaNoorSada
Gündem

Carrick'in Vedası mı, Yönetimin İflası mı? Old Trafford'da Gerçek Hesap

Bournemouth'a 3-0 yenilen ve ligde düşme hattının hemen üstünde kalan United'da asıl soru teknik direktörün kim olacağı değil, nasıl buraya gelindi.

Hız:

Omar Farouk
· 2 dk okuma
Michael Carrick, Millwall-Middlesbrough maçı sonrası · Fotoğraf: Timmy96 / Wikimedia Commons (CC0)

Maçın bitmesine dakikalar kala Old Trafford'dan yükselen tezahürat, skor değil bir isimdi: 'Carrick, Carrick.' Tribünlerin bağrında filizlenen o ses, aynı zamanda bir veda niteliği taşıyordu. United, Bournemouth'a 3-0 yenildi. Düşme hattının bir adım üzerinde.

Benim okumama göre o tezahürat aslında iki farklı duyguyu aynı anda barındırıyordu: teknik direktöre sempati, kulüp yönetimine öfke. Gary Neville bunu net ifade etti: 'They have badly let the club down.' Yani sahipler, sportif departman ve oyuncular kulübü derinden yarı yolda bıraktı — Neville'in sözlerinin ağırlığı skordaki rakamdan daha büyük.

Maçın dönüm noktası 20 yaşındaki Ayden Heaven'ın hatalı müdahalesiyle geldi. Sert girişi sarı kartla cezalandırıldı; ardından gelen serbest vuruştan Rayan uzak direkte vole yaparak topu filelere gönderdi. Açılış golü böyle doğmuştu. İlk yarının kapanmasına yakın Leny Yoro'nun kayması, Marcus Tavernier'in önünü açtı ve durum 2-0 oldu. Soyunma odasından çıkan United daha da kötüydü. Oyun bir kere kırıldıktan sonra top sahipliği anlamsız bir teselliye dönüşmüştü.

Ancak asıl dramatik karar maç öncesinde verilmişti. Michael Carrick, Çarşamba günkü Como'da alınan 4-1 yenilginin ardından taktikleri kamuoyu önünde eleştiren kaptan Bruno Fernandes'i devre dışı bıraktı. Harry Maguire kaptanlık bandını geri taktı; Fernandes 90 dakika boyunca yedek kulübesinde kaldı. Carrick bu kararı 'saf futbol' diye tanımladı. Peki sahadan dönen tablo o kararı haklı kıldı mı? Hayır. Ama burada şunu da not etmek gerekir: yönetimden gelen baskı altında bir teknik direktörün otoritesini koruma çabası anlaşılır bir refleks. Asıl soru, o otoritenin kullanıldığı zeminin ne kadar sağlam olduğuydu.

Jamie Carragher, maçın hemen ardından kararın o gece verilmesi gerektiğini söyledi: 'Manchester United needs to make that decision tonight.' Neville de benzer bir çerçeve kurdu: kulüp, sezonun en kötü başlangıcıyla allak bullak olmuş durumda ve bu gidişatın sorumluluğu yalnızca saha kenarındaki adama yüklenemez.

Geçen sezonun ortasında Ruben Amorim'in görevden ayrılmasının ardından devralarak United'ı Şampiyonlar Ligi futboluna taşıyan Carrick'in hikayesi, bu başarının üzerine inşa edilemeyecek kadar kırılgan bir zemine oturuyordu. Sekiz maçta galibiyet yok. Bu sezon başlangıcı kulübün tarihinin en kötüsü olarak kayıt düşülüyor.

Milyarların aktığı bir proje bu kadar çabuk neden çöküyor? Sahiplik yapısının yarattığı belirsizlik, sportif direktörlük kademesindeki kırılmalar ve saha içi liderlik boşluğu birbirini besliyor. Lisandro Martínez'in yönetim kurulunu kamuoyu önünde eleştirip özür dilemesiyle aynı cezadan kurtulması, içerideki güç dengesizliğini gözler önüne serdi. Carrick'in ismi tribüne kazınmış olabilir; ama kulübün krizi bir teknik direktörden çok daha büyük.