Geçen hafta yanıldığım yer: Terazi mevsimini fazla kibar sandım
Küçülen Başak Ayı altında bir itiraf, bir düzeltme ve önümüzdeki günler için daha dürüst bir pusula.

Geçen hafta size Terazi mevsiminin «yumuşak bir ara nefes» getireceğini yazmıştım. Yanılmışım. Yumuşaklık değil, hesaplaşma getirdi — hem de en sevdiğimiz maskeyle: nezaket. Venüs'ün Akrep'te geri gitmesini küçümsemişim; terazinin kefesine konan şeyin ağırlığını hafife almışım. Mutfak masasında konuşulmayan şey, bu hafta çay bardağının yanında oturup bakıyor insana.
İtiraf ettikten sonra önümüzdeki günlere daha dürüst bakabiliriz. Cumartesi günü Başak'ta yeni ay yaklaşıyor — gökyüzünün %3,7'si aydınlık, geri kalanı sessiz. Bu, büyük kararlar haftası değil. Bu, çekmece boşaltma, dolap içi düzenleme, cümle kısaltma haftası. Yeni ay bir sahne açılışı değil, bir perde arası. Perde arasında seyirci de nefes alır, oyuncu da kostüm değiştirir.
Akrep'teki Merkür ile Venüs birlikte yürüyor; biri soruyor, öbürü cevabı bilmek istemiyor. Önümüzdeki günlerde bir sohbetin ortasında garip bir sessizlik düşerse şaşırmayın — o sessizlik boş değil, dolu. İçinde geçen yılın ödenmemiş bir faturası var. Ödemek zorunda değilsiniz; ama görmezden gelmek de artık eskisi kadar kolay değil.
Aslan'daki Mars ile Jüpiter hâlâ sahnede, gürültülü ve iyimser. Hafta sonuna doğru bu ikilinin enerjisi, Başak'ın sessiz temizliğiyle tuhaf bir denge kuracak: bir yanda «hadi, atıl» diyen bir koro, öbür yanda «önce sofrayı topla» diyen bir büyükanne. İkisini de dinleyin. Koro ilham, büyükanne zamanlama.
Koç'taki Satürn geri gidişini sürdürüyor. Bu, yılın başında kendimize verdiğimiz sözleri yeniden okuma davetidir. Hangisi hâlâ ayakta? Hangisi aslında başkasının sesiyle yazılmıştı? Balkondaki kuruyan fesleğene bakar gibi bakın listeye — kurtarılacak olanı sulayın, gerisini kabul edin.
Haftanın ortak dokusu şu: az ışık, çok görüş. Küçülen ay, görmeyi engellemiyor — tam tersine, parlak şeylerin arkasına saklananı belli ediyor. Paltonun cebinde unutulmuş bir not, yarım bırakılmış bir mesaj, aylardır ertelenen bir telefon. Hiçbiri acil değil. Hepsi önemli.
Yine yanılıp yanılmadığımı şuradan anlayacağım: Pazar akşamına kadar en az bir okurumdan «bu hafta sessiz bir şey netleşti» cümlesini duymazsam, Terazi mevsimini bir kez daha yanlış okumuşum demektir. O zaman gelecek perşembe yeniden otururuz bu masaya.