İmamoğlu'nun savunması bitmedi: 2,5 milyarlık iddia masada
Üçüncü gün tamamlandı, savunma 17 Ekim'e kadar sürüyor; mahkeme tahliyeye değil, tutukluluğun devamına yakın duruyor.


Bir siyasetçi, kendisine yöneltilen 849 ila 2.430 yıllık hapis talebine karşı savunmasını yaparken «dedikodu değil, duyum değil, somut delil» diyorsa, bu cümlenin ağırlığını neye göre tartarız: davanın bugünkü seyrine mi, önümüzdeki haftaların siyasi takvimine mi? Bugün bunu seçtim çünkü 100. duruşmaya ulaşmış, 436 sanıklı, 14 ayrı suçlamalı bir dosyada tutuklu bir büyükşehir başkanının üçüncü gün savunması bitmedi; savunma 17 Ekim'e kadar devam edecek. Yani bugün hâlâ gövdenin ortasındayız, sonucunu değil.
Haber şu: İstanbul'da görülen İBB davasının 100. duruşmasında Ekrem İmamoğlu üçüncü gün savunmasını tamamladı, avukatlarıyla birlikte 17 Ekim'e kadar savunmayı sürdürecek. Davada 53'ü tutuklu 436 sanık yargılanıyor; iddianame suç örgütü kurmak ve liderliğini yapmak, rüşvet, irtikap, ihaleye fesat karıştırma ve kamu malına zarar verme dâhil 14 başlık içeriyor. İmamoğlu 23 Mart 2024'ten bu yana Silivri'de tutuklu. İlk iddianamede 849 ila 2.430 yıl 6 ay arasında hapis istenmişti; Ağaç A.Ş. ek iddianamesinde ise 62 ila 168 yıl arası ek hapis talebi var.
Üçüncü günün esas sayısı başka: İmamoğlu, AKP dönemine ait belediye müfettişi tespitlerine dayanarak 33 dosyada toplam 2,5 milyar dolarlık kamu zararı iddiasını mahkemeye taşıdı. 64 dosya için Başsavcılığa suç duyurusunda bulunduklarını, 146 dosyayı farklı kurumlara ilettiklerini, İçişleri Bakanlığı'nın belgelere el koyduğunu söyledi. İki somut örnek verdi. Birincisi Başakşehir'deki askeri arazi: 24 Ekim 2016'da İBB tarafından 13,5 milyon dolara kamulaştırılmış; müfettişlerin 2021 tespitine göre arazinin değeri 13 milyon 350 bin dolar — pakette bu rakamın yanına «o günün kuruyla yaklaşık 2 milyon dolar civarında» notu düşülmüş. Burada bir belirsizlik var: 13,35 milyon dolar mı yoksa onun lira karşılığının bugünkü dolara dönüşümü mü kastediliyor, pakette net değil; ben de netmiş gibi yazmayayım. İmamoğlu aradaki farkın 11,5 milyon doları aştığını söylüyor. İkinci örnek Bahçeşehir: Bir özel firma 7 Ocak 2016'da 49,5 milyon liraya aldığı araziyi dört gün sonra 11 Ocak'ta 130 milyon liraya KİPTAŞ'a satmış; aradaki 80,5 milyon liralık fark dönemin kuruyla yaklaşık 27 milyon dolar.
Benim okumam şu: Bu üçüncü gün, savunmanın hukuki değil siyasi gövdesi. İmamoğlu, kendisine yöneltilen kamu zararı iddialarına «siz de aynı belediyede neyi görmediniz» diye cevap veriyor; bu klasik bir savunma stratejisi, ama 2,5 milyar dolar rakamı ve 33 dosyalık liste onu klasik olmaktan çıkarıyor. Burada yanılabilirim: iddianın müfettiş raporlarına dayandığı söyleniyor, ama raporların bugün hangi dosyada, hangi aşamada olduğu pakette yok. Bu yüzden bugün elimizdeki, bir iddia ve bir çerçeve; delilin ağırlığını yarınki duruşmalar gösterecek. 2019'da Beyrut'ta benzer bir kamu ihale dosyasını izlemiştim: orada da savunma «biz suçlu değiliz, suçlu bizden önceki yönetimdi» hattına çekilmişti; mahkeme bunu çoğunlukla delil değil, bağlam olarak kabul etti. Türkiye'de de olasılık bu yönde.
Dün bu dava için şunu demiştim: 16 Ekim Cuma günü mahkeme heyeti tahliye yönünde ara karar vermez, savunma 17 Ekim'e kadar sürdüğü için tutukluluğun devamına hükmetmesi beklenir. Dün tahliye kararı çıkmadı; savunma bugün üçüncü gününü tamamladı ve devam ediyor. Söz bu kısmıyla doğrulandı sayılır, ama tutukluluğun devamına dair resmî bir ara karar da henüz görünür değil; yani tam ödediğimi söyleyemem, erken konuştum.
Defterde Dolar/TL bugün 49,51; dünkü 49,52'den bir basamak aşağıda, ama haftanın başındaki 49,36'dan yukarıda. Siyasi takvimin ağırlaştığı haftalarda bu seride görünür sıçrama olmaması, kurun artık siyasi değil, operasyonel bir çıpaya oturduğunu gösteriyor — ya da piyasa bu davayı henüz fiyatlamıyor.
Yarın için sözüm şu: 18 Ekim Pazar günü mahkeme salonu kapalı; heyetin ara kararı en erken 20 Ekim Salı açıklanır ve o karar tutukluluğun devamı yönünde olur, tahliye kararı çıkmaz.
Bölgeden notlar
Orta Doğu — Hindistan Seçim Komisyonu'nun «Özel Yoğun Gözden Geçirme» adını verdiği çalışmayla seçmen listelerinden 130 milyon isim silindi; 2003–2004'ten bu yana ilk. Yeni Delhi'de komisyon başkanı Gyanesh Kumar'ın istifasını isteyen binlerce protestocu geçtiğimiz hafta sonu gözaltına alındı. En çok Müslümanların, kadınların ve göçmenlerin etkilendiği söyleniyor; komisyon ve iktidar partisi iddiaları reddediyor, ama pakette ayrıntılı cevap yok — bu boşluğu atlamamak gerek.
Avrasya — WSJ'ye dayandırılan TASS haberine göre Ukrayna, Rusya'nın yeni nesil jet motorlu insansız hava araçlarına karşı savunmasını aceleyle kuruyor; «Geran-5» 450 km/s hızla 900 km, «Geran-4» 350 km/s hızla 750–800 km menzile sahip. Zelenski ise Cuma Brüksel'de Starlink hızının henüz tam olarak geri verilmediğini, bu yüzden Shahed'leri yakalamakta zorlandıklarını söyledi — hız kesildi, bağlantı kesilmedi, ama sonuç cephede aynı.
Avrupa — Zelenski'nin Brüksel'deki AB liderleri toplantısı sonrası basın toplantısı, bu hafta Avrupa'nın ajandasında en görünür hat oldu. Beyaz Saray'ın SpaceX'e Starlink kısıtlamalarını kaldırması için «sinyal» verdiği söyleniyor, Zelenski doğrulayamadığını açıkça söylüyor. AB'nin burada rolü sembolik: Kiev'in Washington–SpaceX hattında yaşadığı pazarlıkta Avrupa masada değil, kulisi dinliyor.
Dolar/TL bugün 49,51; dünkü 49,52'nin bir basamak altında ama haftanın başındaki 49,36'nın üzerinde. Siyasi takvimin ağırlaştığı bir haftada bu kadar dar bantta kalması, kurun artık günlük haberle değil, başka bir çıpayla hareket ettiğini düşündürüyor.