NoorSadaNoorSada
SON DAKİKAEditöryelGelişiyor✓ 1 kaynak

Mekke Antlaşması TBMM'ye sunuldu: Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ı kapsayan savunma metni

7 Ağustos'ta imzalanan 16 maddelik antlaşma, bağımsızlık ve toprak bütünlüğünü güvence altına alan birinci maddeyle birlikte herhangi bir tarafa silahlı saldırıyı tüm taraflara yönelik saldırı sayan ortak savunma hükmü içeriyor.

Hız:

MY
Mehmet Yılmaz
· 2 dk okuma
Temsili görsel · Fotoğraf: Yıldız Yazıcıoğlu & Ümit Bektaş / Public domain (Wikimedia Commons)

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında 7 Ağustos'ta imzalanan "Mekke Antlaşması", kamuoyunda büyüyen tartışmaların gölgesinde kanun teklifi olarak TBMM Başkanlığı'na sunuldu. Ortadoğu'da İsrail'in saldırganlığının ve bölgesel gerilimin had safhada olduğu bir dönemde Meclis gündemine gelen antlaşma, Ankara'nın dış politikasında yeni bir askeri ve siyasi cephe açıp açmayacağı sorusunu gündeme getirdi. TRT Haber'in yayımladığı tam metne göre antlaşma 16 maddeden oluşuyor.

Antlaşmanın birinci maddesi, tarafların birbirlerinin bağımsızlığını, egemenliğini, toprak bütünlüğünü ve uluslararası alanda tanınan hudutlarının ihlal edilemezliğini sağlamak ve korumak amacıyla işbirliği yapacağını hükme bağlıyor. Taraflardan herhangi birinin toprak bütünlüğü, egemenliği veya uluslararası alanda tanınan sınırları tehdit edilmesi ya da tehlikeye düşmesi durumunda, tarafların bu tehditleri bertaraf etmek için gerekli tüm yöntemleri kullanacağı da birinci maddede yer alıyor.

İkinci madde, taraflardan birine yönelik dış kaynaklı silahlı saldırıyı tüm taraflara karşı saldırı olarak tanımlıyor ve saldırıya uğrayan tarafa "derhal" yardım yükümlülüğü getiriyor. Yardımın kapsamı ve niteliği, BM Şartı'nın 51. Maddesi'nin tanıdığı meşru müdafaa hakkı çerçevesinde ihtiyaç duyulan yardımın objektif değerlendirmesi yapıldıktan sonra belirlenecek.

Üçüncü madde savunma sanayii ve güvenlik alanında yakın işbirliğini, dördüncü madde ise uluslararası güvenlik konularında düzenli istişareyi öngörüyor.

Muhalefet ve siyaset kulislerinde ise antlaşmanın İsrail güvenliğine dolaylı katkı sağlayıp sağlamayacağı yüksek sesle tartışılıyor. Husiler'in doğrudan İsrail'i hedef alan füze ve insansız hava aracı saldırılarının yakın dönemde Suudi Arabistan hava savunma sistemleri tarafından engellenmesi bu tartışmanın temel gerekçesi olarak öne çıkıyor. Herhangi bir saldırı durumunda Türkiye'nin Suudi Arabistan'a sağlayacağı askeri desteğin, bölgedeki dengeler gözetildiğinde dolaylı olarak İsrail'in güvenliğini sağlamaya ve Tel Aviv'e yönelik tehditleri bertaraf etmeye hizmet eden bir adım anlamı taşıyabileceği eleştirisi muhalefet çevrelerinde dile getiriliyor.

Kaynaklar — Bu haberi nasıl biliyoruz

#dış politika○ ...#savunma○ ...#TBMM○ ...#Ortadoğu○ ...