Netanyahu'nun takvimi, Washington'un bombası: İran dosyası iki başkentte beklemede
Maariv İsrail başbakanının İran'a saldırıyı seçim sonrasına ertelemek istediğini yazdı; Pentagon ise GBU-43/B'yi masada tutuyor.


80. İsrail Knesset'in Temel Yasası'nın 9A maddesinde, güvenlik gerekçesiyle seçim ertelemek için gereken milletvekili sayısı budur: 80. Bugün buradan başlıyoruz çünkü bir savaş kararının önüne çıkan ilk engel bir cephe değil, bir sayım cetvelidir.
Maariv dün akşam kapalı toplantılara dayanan bir haber geçti: Başbakan Binyamin Netanyahu, dar bir danışman halkasıyla yaptığı görüşmelerde, seçimlere kalan iki hafta içinde İran'a yönelik bir askeri operasyonun Likud'un iktidarda kalma şansına zarar verebileceğini düşünüyor. Netanyahu'nun elinde iki argüman var. Birincisi, güvenlik olağanüstü halinde seçimi ertelemenin fiilen imkânsız olması: Temel Yasa'nın 9A maddesi 80 milletvekilinin onayını şart koşuyor ve Likud kanadı, muhalefetin bu desteği vereceğine inanmıyor. İkincisi, İran'a yönelik vuruşların yeniden gündeme gelmesinin Washington–Tel Aviv arasındaki güvenlik hattında konuşuluyor olması. Bu haberi bugün masaya koymamın sebebi şu: tek gazeteye, kapalı toplantılara, isimsiz kaynaklara dayanıyor; Başbakanlık Ofisi'nden, ordudan, hükümetten tek bir doğrulama ya da yalanlama yok. Bu sessizlik de haberin kendisi kadar kayıt altına alınmayı hak ediyor.
Aynı dosyanın diğer ucunda ABD ordusu duruyor. ABD'li yetkililerin dosyaya hâkim kaynaklara dayanarak aktardığına göre Pentagon, Donald Trump'ın ara seçimler öncesinde ya da hemen sonrasında emir vermesi hâlinde devreye girecek yeni vuruş planları hazırladı. Planın içinde ABD'nin nükleer olmayan arsenalindeki en büyük mühimmat olan GBU-43/B — kamuoyunda «bütün bombaların anası» adıyla bilinen uçaktan atılan devasa patlayıcı — İran'ın enerji altyapısına ve nükleer tesislerine karşı bir seçenek olarak masada. Bu mühimmat bugüne kadar İran sahnesinde kullanılmadı; yani planda yazılı olsa da sahada bakir. Askeri planlama tartışmalarına yakın birden fazla yetkili ise bombanın Trump'ın ilan ettiği stratejik hedeflere ulaşıp ulaşamayacağı, savaşın terazisini çevirip çeviremeyeceği konusunda şüpheli. Trump'ın tek açık şartı değişmedi: İran nükleer silaha sahip olmayacak. Geri kalan her şey — zamanlama, hedef listesi, mühimmat seçimi — iç siyasete bağlı.
Sahada ise İsrail ordusu üçüncü bir hattı tutuyor. KAN'ın aktardığına göre ordu, İran veya Hizbullah'ın saldırı niyetine dair somut bir istihbarat olmamasına rağmen çok cepheli bir tırmanma ihtimaline karşı teyakkuz seviyesini yükseltti. Rapor, geçen haftadan bu yana süren İran füze ve insansız hava aracı denemelerinin yakından izlendiğini, mevcut aşamanın «hassas» olarak nitelendirildiğini aktarıyor. Kimliği açıklanmayan bir güvenlik yetkilisi KAN'a şunu söyledi: olayların kendilerini hazırlıksız yakalamaması için çalışıyorlar. Bugün Güvenlik Kabinesi, Netanyahu başkanlığında, Savunma Bakanı Yisrael Katz ve Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi'nin katılımıyla toplanıyor. Toplantıya hâkim kaynaklar bu buluşmayı olağan ve mevcut gerilimle uyumlu diye tarif ediyor. Söylenmeyen de söylenen kadar dikkat çekici: ne İran'a ne Hizbullah'a somut bir suçlama yöneltildi, ne de bir seferberlik ya da yakın askeri hareket ilan edildi. KAN'ın aktardığı bir endişe daha var: Netanyahu, Katz ve Halevi'nin son uyarı açıklamaları karşı tarafı yanlış hesaba sürükleyebilir; teyakkuzun yükseltilmesinin bir sebebi de bu.
Üç masa, üç ayrı mantık. İsrail'in başbakanı seçim takvimine bakıyor; ABD başkanı ara seçim anketlerine bakıyor; İsrail ordusu karşı tarafın yanlış okuyacağı sinyallere bakıyor. Üçünü aynı hikâyeye bağlayan mekanizma ortak bir karar değil, ortak bir takvim: ekim sonu ile kasım başı arasına sıkışmış iki seçim, bir güvenlik kabinesi, bir mühimmat planı. Washington ile Tel Aviv arasındaki güvenlik hattında İran dosyasının konuşulduğu Maariv tarafından yazılıyor; Pentagon'un planı aynı dosyanın askeri karşılığı. Bağ burada: aynı dosya, iki başkent, iki takvim.
Peki iki haftalık bu pencerede hangisi önce konuşacak — sandık mı, mühimmat mı?
BÖLGE NOTLARI
Orta Doğu — Silivri'de İBB davasının 99. duruşmasında Ekrem İmamoğlu savunmasının ikinci gününe geçti; 53'ü tutuklu 436 sanıklı dosyada eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun tanık olarak dinlenmesini talep etti. İmamoğlu, CHP İstanbul İl Binası'nın edinilme sürecine ilişkin suçlamalara doğrudan Kılıçdaroğlu'nun tanıklık etmesi gerektiğini söyledi. Savunmanın bugün tamamlanması, ardından çapraz sorgunun başlaması bekleniyor.
Avrasya — Bugünkü pakette CIS bölgesinden masaya düşen somut bir olay yok; bu bir eksikliktir, saklamıyorum. Moskova ve Kiev hatlarından sabah telgraflarında yeni bir karar, yeni bir rakam ya da yeni bir takvim olayı geçmedi. Bir masada hiçbir şey olmaması da bazen başlı başına bilgidir: hafta sonuna girerken cephenin kendi ritmine bırakıldığı anlamına gelir.
Avrupa — Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, bloğun kış sezonuna doalgaz depolarının yalnızca yüzde 70-75'i dolu girdiğini belirterek AB çapında stratejik gaz rezervi kurulmasını liderlerin değerlendirmesine sundu. Üç diplomat ve iki AB yetkilisinin aktardığına göre bu seviye, Komisyon'un 1 Ekim–1 Aralık arası için koyduğu yüzde 90 zorunluluğunun belirgin altında ve takvim üzerinde bir rekor düşük. Orta Doğu kaynaklı yüksek fiyatlar yaz boyunca ticari operatörlerin dolum iştahını kesti.
DEFTER — DOLAR/TL
Dolar/TL bugün 49,52'de, dün 49,51'den gelen hafif tırmanışını koruyor; 9 Ekim'deki 49,34'ten bu yana kurda yavaş ama tek yönlü bir yükseliş var. Ortadoğu'da savaş eşiğinin konuşulduğu bir haftada bu çizginin düz devam etmesi, piyasanın henüz dosyayı fiyatlamadığı anlamına geliyor; dikkat edilmesi gereken an, bu düzlüğün bozulduğu an.
YARIN İÇİN SÖZ (16.10.2024)
Yarın 17 Ekim Cumartesi günü toplanan İsrail Güvenlik Kabinesi'nden çıkacak açıklamada İran'a yönelik doğrudan bir askeri operasyon kararı ya da «imkân» ilanı yer almaz; metin «teyakkuz», «hazırlık», «izleme» çerçevesinde kalır — aksi çıkarsa Netanyahu'nun seçim hesabı Maariv'in yazdığı gibi değil, tersine çevrilmiş demektir.