Hazır giyimde yıllık 900 milyon dolarlık ABD pazarına erişim zorlaşırken Asya rakipleri fırsat kolluyor.
ℹ️ Tarayıcı tabanlı sesli okuma · yapay zeka stüdyo sesi yakında

ABD yönetiminin 24 Temmuz'da yürürlüğe koyduğu ek vergi kararı, Türk tekstil ve hazır giyim sektöründe tedarik zinciri kırılması riskini gündeme taşıdı.
Sektör değerlendirmelerine göre küresel markalar, alternatif üretim merkezlerini yeniden sıralıyor; Vietnam ve Bangladeş merkezli tekstil şirketleri bu süreçten doğrudan kazanım sağlıyor. İki ülkenin borsadaki tekstil hisseleri yatırımcıların radarına girdi.
Rakamlara bakıldığında tablonun ikili bir görünüm sergilediği anlaşılıyor: Hazır giyim segmentinde ABD, Türkiye'nin altıncı büyük ihracat pazarı konumunu korurken bu kaleme yapılan satışlar 2025'in ilk yarısında yüzde 1,7 artışla yaklaşık 900 milyon dolara ulaştı. Tekstil ve ham maddeler grubunda ise Türkiye, 893 milyon dolarlık ihracat değeriyle ABD'nin sekizinci büyük tedarikçisi olarak sıralanıyor.
Bir önceki vergi düzenlemesinde Türkiye, muafiyet kapsamında tutulmuş ve Avrupa pazarındaki daralmanın yarattığı boşluğu ABD'ye yönelerek kapatmaya çalışmıştı. Yeni karar bu dengeyi bozuyor.
ABD'nin 24 Temmuz'da uygulamaya koyduğu ek vergi, Türk tekstilcileri için pazarı daralttığı sırada Vietnam ve Bangladeş üreticileri siparişleri kendi taraflarına çekiyor. Türkiye'nin ABD'deki hazır giyim pazarında yüzde 1,7 artış kaydederken, uzun vadede tedarik zinciri riski büyüyor.
Türk tekstil ve hazır giyim sektöründe çalışanlar veya bu sektörle ilişkili işletmeler için ABD pazarından gelen siparişler azalış riskiyle karşı karşıya. Tüketiciler açısından, Asya merkezli üretim kayması ürün tedarik ve fiyatlandırmayı etkileyebilir.