İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda'nın iktidar partileri 14 Eylül'de Cardiff'te ortak bildiri yayımladı; takvimler farklı, yön aynı.

İskoç Ulusal Partisi, Galler'in hâkim partisi Plaid Cymru ve Kuzey İrlanda'da koalisyonun büyük ortağı Sinn Féin, 14 Eylül'de Cardiff'te bir araya gelerek üç ülkenin siyasi geleceğini Westminster'ın değil kendi halklarının belirlemesi gerektiğinde mutabık kaldı. Bianet haberi aktardı.
1999'da yürürlüğe giren yetki devri düzeniyle İngiltere dışındaki üç ülkede özerk parlamento ve hükümetler kurulmuştu; ancak savunmadan dış politikaya uzanan temel egemenlik alanlarında son söz Londra'daki Westminster'da kalmaya devam ediyordu. Üç partinin ortak bildirgesi bu denkleme doğrudan itiraz niteliği taşıyor.
Tartışmanın merkezinde monarşi ya da krallık bağı değil, egemenliğin nerede konuşlandığı sorusu bulunuyor. İskoçya ve Galler için bağımsızlık, Britanya Kraliyet Ailesi'yle sembolik köprünün yıkılması anlamına gelmiyor; bugün Westminster'da kalan yasal ve mali yetkilerin Edinburgh ile Cardiff'e devredilmesi anlamına geliyor.
Üç partinin izleyeceği yol ve zaman çizelgesi birbirinden ayrışıyor; İskoçya'da bağımsızlık referandumu tartışması sürerken Kuzey İrlanda'da Sinn Féin yeniden birleşme gündemini sıcak tutmayı tercih ediyor. Buna karşın üç parti en az bir noktada kesişiyor: Westminster, olası anayasal değişikliğe hazırlıklı olmalı ve süreci tek başına şekillendiremez.
İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda'nın üç ana partisi Westminster'dan bağımsız olarak kendi siyasi kaderlerini belirlemek istediklerini vurguladı. Üç ülke 1999'den bu yana kendi parlamentolara sahip olmakla birlikte savunma, dış politika ve mali konularda Londra'nın kontrolü altında kalmaya devam ediyor.
Britanya'da anayasal bir gerginlik artıyor: bağımsızlık hareketleri sadece sembolik değil, yasal yetkiler için mücadele ediyor. Bu çatışma İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda'daki seçimlerde ve referandumda sonraki adımları belirleyecektir.

Mehmet Yılmaz